Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Dijital yayın platformları ile geleneksel sinema sektörü arasındaki gerilim uzun süredir gündemde. Özellikle filmlerin sinema salonlarında ne kadar süre kalacağı ve ne zaman dijital platformlara taşınacağı konusu, sektörün en tartışmalı başlıklarından biri hâline gelmişti. 2025 itibariyle Netflix cephesinden gelen yeni açıklama ise bu tartışmaya farklı bir yön kazandırdı. Platform, sinema salonlarıyla ilişkisini yeniden dengelemeyi hedefleyen 45 günlük vizyon süresi taahhüdüyle dikkat çekiyor.
İncelediğimizde gördük ki bu adım yalnızca bir süre vaadi değil; sinema endüstrisinin geleceğine dair daha büyük bir stratejinin parçası olarak konumlanıyor. Peki bu karar neden alındı ve sektörü nasıl etkileyecek?
Görsel önerisi: Sinema salonu ve dijital platform ekranının karşılaştırıldığı görsel
Netflix, kuruluşundan bu yana “evden izleme” kültürünü merkezine alan bir platform oldu. Ancak bu yaklaşım, sinema salonlarıyla zaman zaman ciddi çatışmalara yol açtı. Bazı yapımların aynı anda hem dijitalde hem de sinemada yayınlanması, salon işletmecileri tarafından gelir kaybı olarak değerlendirildi.
Kendi gözlemlerime göre, son yıllarda sinema salonlarının en büyük şikâyeti filmlerin vizyonda yeterince uzun kalmamasıydı. 45 günlük süre, bu noktada sektör için bir “nefes alma alanı” yaratıyor. Bu zaman dilimi:
açısından kritik kabul ediliyor.
Netflix’in bu süreyi kabul etmesi, platformun sinema salonlarını tamamen devre dışı bırakmak yerine birlikte var olma modeline yaklaştığını gösteriyor.

Görsel önerisi: Takvim üzerinde 45 gün vurgusu bulunan film afişi tasarımı
45 günlük vizyon süresi, bir filmin sinema salonlarında gösterime girdikten sonra dijital platformlara gelmeden önce bekleyeceği zaman dilimini ifade ediyor. Geleneksel olarak bu süre geçmişte 90 güne kadar çıkabiliyordu. Dijitalleşmeyle birlikte bu süre ciddi biçimde kısalmıştı.
Ürünü ve sektörü yakından takip ettiğimizde dikkatimi çeken nokta, 45 günün artık “orta yol” olarak görülmesi. Ne sinema salonlarını mağdur edecek kadar kısa, ne de dijital platformların hız beklentisini karşılamayacak kadar uzun.
Bu modelle birlikte:
Bu yaklaşım, özellikle büyük bütçeli ve ödül hedefi olan yapımlar için önem taşıyor.
Görsel önerisi: Dolu bir sinema salonu ve gişe kuyruğu görseli
Sinema salonları açısından bakıldığında bu gelişme temkinli bir iyimserlik yaratmış durumda. 45 günlük süre, salonların bilet satışlarını artırma potansiyeline sahip. Özellikle ilk haftalarda yoğun ilgi gören yapımlar, bu süre sayesinde daha uzun soluklu bir gişe performansı sergileyebilir.
Ancak burada küçük bir risk de bulunuyor. Eğer izleyici, filmin kısa süre sonra dijitale geleceğini bilirse, sinemaya gitmeyi erteleyebilir. Bu noktada filmin türü, pazarlama gücü ve yarattığı sosyal etki belirleyici olacak.
Görsel önerisi: Evde film izleyen kullanıcı ile sinemada izleyen kullanıcı karşılaştırması
Kullanıcı deneyimi açısından bu kararın iki yönü var. Bir yandan sinemaya gitmeyi seven izleyiciler için “kaçırırsam dijitale gelmesini beklerim” rahatlığı oluşuyor. Diğer yandan, sinema salonunda izleme motivasyonu hâlâ güçlü olan kitle için çok şey değişmiyor.
Kendi izleme alışkanlıklarıma baktığımda, bazı filmler gerçekten büyük perdede izlenmeyi hak ediyor. Netflix’in bu ayrımı kabul etmesi, izleyicinin tercihini daha bilinçli yapmasına imkân tanıyor.
Avantajlar
Dezavantajlar
Yapay zekâ tabanlı sohbet uygulamaları artık yalnızca birer teknoloji ürünü değil, aynı zamanda devasa platformlar hâline gelmiş durumda. 2025 itibariyle ChatGPT de...
45 günlük süre tüm Netflix filmleri için geçerli mi?
Her yapım için geçerli olması beklenmiyor, daha çok sinema odaklı filmler için uygulanabilir.
Bu karar kalıcı mı?
Sektör geri bildirimlerine göre zamanla güncellenebilir.
Türkiye’deki sinemaları da kapsıyor mu?
Genel strateji küresel olsa da ülkelere göre farklı uygulamalar görülebilir.
Dijital yayına geçiş tarihi kesin mi?
Yaklaşık bir süre olarak belirleniyor, değişkenlik gösterebilir.
Netflix’in sinema sektörüne verdiği 45 günlük vizyon sözü, dijital ile geleneksel yayıncılık arasındaki uzun süredir devam eden çekişmede önemli bir yumuşama sinyali. Bu adımın, sinema kültürünü tamamen ortadan kaldırmadan dijital dönüşümü sürdürme çabası olduğunu düşünüyorum.
Kişisel değerlendirmem, bu modelin doğru yapımlar için uygulandığında hem sektör hem de izleyici açısından olumlu sonuçlar doğuracağı yönünde. Sinema salonlarının tamamen devre dışı kalmadığı, dijital platformların ise esnek davrandığı bu denge, önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve sektördeki uygulamalar zaman içinde değişiklik gösterebilir. Daha fazla güncel teknoloji ve dijital kültür içeriği için ilgili konulara göz atabilirsiniz.

Yorum Yaz