Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Apple’ın 2025 serisiyle birlikte iPhone 17 ve iPhone 17 Pro modelleri arasındaki fiyat farkı Türkiye’de oldukça dikkat çekiyor. Özellikle yaklaşık 30.000 TL’ye varan fark, kullanıcıların kafasında tek bir soruya yol açıyor: Gerçekten değer mi?
Bu yazıda teknik detaylardan kamera performansına, işlemci gücünden ekran teknolojisine kadar iki modeli kapsamlı şekilde karşılaştırıyoruz. Amacımız sadece teknik tablo sunmak değil; gerçek kullanım senaryolarında fark yaratıp yaratmadığını netleştirmek.
İlk bakışta iki model benzer görünüyor. Ancak detaylarda önemli ayrımlar var.
Titanyum hem daha hafif hem daha dayanıklı. Ancak günlük kullanımda fark hissediliyor mu? Açık konuşmak gerekirse, çoğu kullanıcı kılıfla kullandığı için bu fark görselden çok teknik bir avantaj.
Her iki modelde de OLED panel bulunuyor. Ancak:
Standart modelde 120 Hz varsa bile adaptif yapı ve parlaklık seviyeleri Pro kadar üst segment olmayabiliyor.
Ekran kalitesi açısından detaycı biriyseniz Pro model fark yaratıyor.
2025 itibariyle Apple genellikle Pro modelde daha güçlü bir çip kullanma stratejisine yöneliyor.
Pro model:
Mobil oyun oynayan ya da video düzenleyen kullanıcılar için bu fark hissedilebilir.
Ancak sosyal medya, mesajlaşma, günlük kullanım için standart model fazlasıyla yeterli.
Kendi deneyimimde, Apple’ın standart çipleri bile çoğu Android amiral gemisini zorlayan performans sunuyor.
Fiyat farkının en büyük nedeni genelde kamera sistemi oluyor.
Pro modelde:
İçerik üreticileri, mobil video çekenler ve fotoğraf kalitesine önem verenler için Pro model ciddi avantaj sunuyor.
Ama günlük Instagram kullanımı için aradaki fark çoğu zaman dramatik değil.
Pro modeller genellikle:
sunuyor.
Özellikle uzun süre oyun oynayanlar veya 4K video çekenler için bu önemli olabilir.

Pro modelde genellikle:
bulunuyor.
Bu fark uzun vadeli kullanımda avantaj sağlayabilir.
Ancak Apple’ın RAM optimizasyonu oldukça iyi olduğu için günlük kullanımda fark minimal hissedilebilir.
Benim görüşüm şu: Çoğu kullanıcı için standart model performans anlamında yeterli. Pro model daha çok “en iyisi olsun” diyen kitleye hitap ediyor.
| Özellik | iPhone 17 | iPhone 17 Pro |
|---|---|---|
| Kasa | Alüminyum | Titanyum |
| Ekran | OLED | Daha parlak OLED + gelişmiş 120 Hz |
| İşlemci | Standart A serisi | Pro varyant |
| Kamera | Çift | Üçlü + Telefoto |
| Video | Standart | ProRes destekli |
| Fiyat | Daha uygun | +30.000 TL |
Akıllı telefon pazarı artık devrimsel değil, evrimsel ilerliyor.
Bu nedenle fiyat farkını değerlendirirken kullanım amacınızı netleştirmek gerekiyor.
Sanal Dünyalar Cebimize mi Taşınıyor? Bir dönem sadece VR gözlüklerle deneyimlenebileceği düşünülen metaverse kavramı, 2025 itibariyle farklı bir evreye geçiyor. Artık dev...
Profesyonel kullanımda evet. Günlük kullanımda fark sınırlı.
Yoğun grafik isteyen oyunlarda Pro model avantajlı.
Titanyum kasa ve güçlü çip nedeniyle Pro model uzun vadede daha avantajlı olabilir.
Hayır. İşlemci, ekran, malzeme ve soğutma sistemi de etkili.
Çoğu kullanıcı için standart model yeterli olacaktır.
30.000 TL gibi ciddi bir fark söz konusu olduğunda şu soruyu sormak gerekiyor:
Gerçekten bu performansa ihtiyacınız var mı, yoksa en üst modeli almak psikolojik bir tercih mi?
Eğer içerik üretmiyorsanız ve mobilde profesyonel işler yapmıyorsanız, standart iPhone 17 modeli uzun yıllar sorunsuz deneyim sunacaktır.
Ancak “en iyi kamera, en güçlü çip, en premium tasarım” diyorsanız Pro model sizi tatmin edecektir.
2025 itibariyle akıllı telefon tercihi artık teknikten çok kullanım alışkanlığına bağlı.
Karar verirken teknik tabloya değil, kendi kullanım senaryonuza odaklanmanız en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Yorum Yaz