Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Küresel teknoloji üretim zinciri bir kez daha sarsılıyor. Apple’ın önemli tedarikçilerinden birine ait üretim tesisinin faaliyetlerini durdurması, iPad ve MacBook üretiminin aksayabileceği yönünde endişelere yol açtı.
2025 itibariyle teknoloji devlerinin en büyük sınavı artık inovasyon değil; sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi. Yarı iletken üretimi, ekran panel tedariği, batarya montajı ve lojistik operasyonları tek bir halkada bile aksama yaşandığında domino etkisi yaratabiliyor.
İncelediğimizde gördük ki bu kapanma doğrudan son kullanıcıya yansımayabilir; ancak orta vadede stok ve teslimat süreleri üzerinde etkili olabilir.
Apple doğrudan üretim yapmıyor; Foxconn, Pegatron, TSMC ve diğer birçok tedarikçi üzerinden küresel bir üretim ağı yönetiyor. Bu nedenle tek bir fabrikanın kapanması, zincirin belirli halkalarında baskı oluşturabiliyor.
Sektör kaynaklarına göre risk altında olabilecek parçalar:
Özellikle MacBook tarafında kullanılan gelişmiş PCB (Printed Circuit Board) üretimi kritik öneme sahip. Bu tür parçalar alternatif üreticiye kaydırılsa bile kalibrasyon ve kalite kontrol süreçleri zaman alıyor.
Benim dikkatimi çeken nokta şu: Apple son yıllarda üretim çeşitliliğini artırmaya çalışsa da bazı özel bileşenlerde hâlâ belirli tesislere bağımlılık sürüyor.
Pandemi döneminde yaşanan çip krizi sonrası Apple, üretim planlamasında daha temkinli bir modele geçmişti. Ancak:
hala üretimi etkileyebiliyor.
2025 yılı itibariyle yarı iletken sektörü toparlanmış görünse de, spesifik üretim tesislerinde yaşanan aksaklıklar ürün lansman takvimlerini etkileyebilir.

Bu soruya net bir “evet” demek şu an için erken olur. Ancak risk faktörleri mevcut.
Özellikle yeni nesil M serisi çipli MacBook modellerinde talep zaten yüksek. Üretimde yaşanacak küçük bir yavaşlama bile tedarik süresini uzatabilir.
Apple’ın alternatif üretim merkezleri bulunuyor:
Ancak üretim kaydırma işlemi bir düğmeye basmak kadar kolay değil. Kalite standartları, sertifikasyon süreçleri ve lojistik optimizasyon zaman alıyor.
Kendi analizime göre Apple bu tür riskleri öngörerek stok planlamasını önceden yapmış olabilir. Bu nedenle anlık bir krizden ziyade kontrollü bir yavaşlama daha olası görünüyor.
Bu gelişme aslında daha büyük bir tabloyu işaret ediyor: küresel teknoloji üretimi hâlâ bölgesel yoğunlaşmaya bağlı.
Örneğin gelişmiş işlemci üretimi için kullanılan EUV (Extreme Ultraviolet) makineleri yalnızca birkaç şirket tarafından sağlanabiliyor. Bu da alternatif üretim geçişini zorlaştırıyor.
Şu an için:
Ancak şu ihtimaller göz ardı edilmemeli:
Daha önce benzer durumlarda özellikle üst donanım seçeneklerinin daha hızlı tükendiğini görmüştük.
Apple son yıllarda:
gibi stratejik adımlar attı.
Özellikle Apple Silicon (M serisi) işlemciler, şirketin dışa bağımlılığını azaltan önemli bir hamleydi. Ancak donanım üretiminde tamamen bağımsız olmak mümkün değil.
Elektrikli Tırda Yeni Dönem Elektrikli otomobil pazarında dengeleri değiştiren Tesla, şimdi de ağır ticari taşımacılık alanında vites yükseltiyor. Tesla Semi’nin iki farklı...
iPad üretimi tamamen durdu mu?
Hayır. Ancak bazı bileşenlerde tedarik gecikmesi riski bulunuyor.
MacBook fiyatları artar mı?
Şu an için resmi bir fiyat artışı açıklanmadı.
Yeni modeller ertelenir mi?
Kısa vadede büyük bir lansman iptali beklenmiyor.
Türkiye’de stok sıkıntısı olur mu?
Olası gecikmeler önce büyük pazarlarda hissedilir. Ancak küresel zincir etkilenirse Türkiye de etkilenebilir.
Apple alternatif üretim yapamaz mı?
Yapabilir; ancak geçiş süreci zaman ve kalite kontrol gerektirir.
Mevcut tablo bir “üretim çöküşü” değil; ancak dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Küresel teknoloji devleri için en büyük risk artık inovasyon değil, üretim sürekliliği.
Benim değerlendirmem şu: Apple gibi dev bir şirket bu tür riskleri önceden planlar. Ancak küresel üretim ağının kırılgan yapısı, en güçlü markaları bile zaman zaman zorlayabiliyor.
Önümüzdeki haftalarda yapılacak resmi açıklamalar ve sevkiyat verileri, durumun gerçek etkisini daha net gösterecek.
Teknoloji dünyasındaki donanım ve üretim gelişmelerini yakından takip etmek, özellikle yeni cihaz almayı planlayan kullanıcılar için önemli olabilir.

Yorum Yaz