Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Robot süpürgeler uzun süredir hayatımızda ancak çoğu model hâlâ “süpürür ama silmez” ya da “siler ama lekeye müdahale edemez” çizgisinde kalıyordu. Dyson’ın kısa süre önce tanıttığı yeni ıslak-kuru robot süpürgesi ise bu algıyı değiştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ destekli Spot ve Scrub yaklaşımı, yalnızca zemini dolaşan bir cihazdan çok daha fazlasını vaat ediyor.
İlk kez özelliklerine baktığımda, Dyson’ın bu modelle klasik robot süpürge anlayışından bilinçli şekilde uzaklaştığını fark ettim. Ama asıl soru şu: Bu cihaz gerçekten temizlikte yeni bir sayfa mı açıyor, yoksa iddialı bir pazarlama hamlesi mi?
Dyson’ın yeni robot süpürgesi, hem kuru kirleri süpürebilen hem de ıslak temizlik yapabilen hibrit bir yapıya sahip. Ancak fark yalnızca bu değil. Cihazın merkezinde, zemini analiz eden ve lekeye göre davranış değiştiren bir yapay zekâ sistemi yer alıyor.
Spot yaklaşımı, zemindeki belirli bir kirli alanın algılanmasıyla devreye giriyor. Örneğin mutfakta dökülmüş bir sıvı ya da ayakkabı izi varsa, cihaz bu bölgeyi genel temizlikten ayırarak daha yoğun bir işlem uyguluyor.
İncelediğimizde gördük ki sistem, lekenin boyutunu ve yoğunluğunu algılayıp:
Bu, klasik robot süpürgelerde pek rastladığımız bir davranış değil.
Scrub modu, adından da anlaşılacağı gibi ovma temelli bir temizlik sunuyor. Burada amaç, kurumuş ya da zemine yapışmış lekeleri yüzeyden söküp almak. Dyson’ın bu noktada motor gücü ve fırça teknolojisini birleştirdiği görülüyor.
Daha önce farklı markaların benzer iddialarını test ettiğimde, çoğu modelin bu aşamada yetersiz kaldığını söyleyebilirim. Kağıt üzerinde güçlü görünseler bile, pratikte ovma etkisi sınırlı oluyordu. Dyson’ın yaklaşımı bu nedenle dikkat çekici.

Cihazın en kritik iddiası, farklı zemin türlerini otomatik olarak tanıyabilmesi. Parke, fayans veya sert zemin ayrımı yaparak temizlik şeklini değiştirmesi hedefleniyor.
Burada yapay zekânın rolü devreye giriyor:
Kendi deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Bu tür otomatik ayarlamalar gerçekten doğru çalıştığında, kullanıcı müdahalesini ciddi şekilde azaltıyor.
Robot süpürgenin zamanla evi öğrenmesi ve sık kirlenen alanları tanıması da sistemin önemli bir parçası. Mutfak, giriş holü veya evcil hayvan alanları gibi bölgeler, cihaz tarafından önceliklendirilebiliyor.
Bu öğrenme süreci, klasik “tek tip temizlik” yaklaşımından uzaklaşıldığını gösteriyor.
Bu tür üst segment robot süpürgelerde, performans kadar kullanım alışkanlıkları da sonucu doğrudan etkiliyor.
Benzer segmentteki cihazları incelediğimde genellikle şu hissi yaşıyorum: Robot süpürge yardımcıdır ama tam temizlik hissini vermez. Dyson’ın bu modelinde hedefin tam olarak bu algıyı kırmak olduğunu söylemek mümkün.
Özellikle lekeye özel müdahale mantığı, cihazı “gece herkes uyurken evi süpüren bir alet” olmaktan çıkarıp, aktif bir temizlik asistanına dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım başarılı olursa, robot süpürgelerin kullanım amacı da değişebilir.
2025 itibarıyla robot süpürge pazarında en hızlı büyüyen segment, akıllı ve hibrit temizlik cihazları olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar artık yalnızca süpürme değil, daha derin ve müdahaleci temizlik bekliyor.
Dyson’ın bu ürünü, tam da bu beklentiye cevap vermek üzere konumlandırılmış görünüyor.
Çocuk Güvenliği Tartışması 2025 yılı itibarıyla yapay zekâ uygulamaları artık yalnızca teknoloji meraklılarının değil, hukukçuların ve düzenleyici kurumların da gündeminde. Son günlerde...
Bu robot süpürge her zeminde kullanılabilir mi?
Sert zeminler için optimize edilmiş bir yapı sunuyor.
Islak temizlik sonrası iz bırakır mı?
Zemine göre su ayarlaması yapıldığı için risk azaltılıyor.
Klasik robot süpürgelerden farkı ne?
Leke algılama ve aktif ovma yeteneği en büyük fark.
Yapay zekâ gerçekten öğreniyor mu?
Kullanım arttıkça evin düzenine adapte olması hedefleniyor.
Her gün kullanmak gerekli mi?
Hayır, yoğun kirli alanlara göre planlama yapılabiliyor.
Dyson’ın yeni ıslak-kuru robot süpürgesi, “robot süpürge ne yapabilir?” sorusunu yeniden tanımlamaya çalışıyor. Eğer vaat edilen yapay zekâ destekli leke temizleme performansı günlük hayatta da karşılık bulursa, bu cihaz segmentinde ciddi bir referans noktası hâline gelebilir.
Benim bakış açıma göre, bu ürün yalnızca bir temizlik cihazı değil; robot süpürgelerin ev içindeki rolünü değiştirmeye aday bir deneme. Önümüzdeki dönemde kullanıcı deneyimleri, bu iddianın ne kadar gerçekçi olduğunu netleştirecek.

Yorum Yaz