Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Zaten bir üyeliğiniz mevcut mu ? Giriş yapın
Sitemize üye olarak beğendiğiniz içerikleri favorilerinize ekleyebilir, kendi ürettiğiniz ya da internet üzerinde beğendiğiniz içerikleri sitemizin ziyaretçilerine içerik gönder seçeneği ile sunabilirsiniz.
Üyelerimize Özel Tüm Opsiyonlardan Kayıt Olarak Faydalanabilirsiniz

Akıllı ev teknolojileri hayatımızı kolaylaştırırken, beraberinde ciddi güvenlik riskleri de getiriyor. 2025 yılı itibariyle gündeme düşen son olay ise bu riskleri somut biçimde gözler önüne serdi: İnternete bağlı robot süpürgelerin güvenlik açıkları üzerinden binlerce ev kamerasına erişim sağlandığı ortaya çıktı.
İddialara göre yaklaşık 7 bine yakın kamera görüntüsü yetkisiz kişiler tarafından izlenebildi. Olay, IoT (Internet of Things – Nesnelerin İnterneti) cihazlarının güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı.
Bu yazıda yaşanan olayın teknik boyutunu, kullanıcılar için riskleri ve alınması gereken önlemleri detaylı şekilde ele alıyoruz.
Robot süpürgeler artık yalnızca temizlik yapmıyor. Çoğu modelde:
bulunuyor.
İncelediğimiz teknik detaylarda dikkat çeken nokta şu: Bu cihazlar sürekli internete bağlı çalışıyor ve bazı modeller ev içi haritaları, görüntüleri veya telemetri verilerini bulut sunucularına gönderiyor.
Eğer bu bağlantı güvenli yapılandırılmamışsa, cihaz bir “arka kapı” (backdoor) haline gelebiliyor.
Ortaya çıkan bilgilere göre saldırganlar:
Bazı durumlarda ise kullanıcıların:
saldırıyı kolaylaştırdı.
Bu tür saldırılarda genellikle botnet ağları veya otomatik tarama yazılımları kullanılıyor.
Akıllı ev ürünleri çoğu zaman:
Kendi gözlemimde şunu fark ettim: Birçok kullanıcı robot süpürgeyi kurarken güvenlik ayarlarına neredeyse hiç bakmıyor. Uygulamayı indirip Wi-Fi bağlamak yeterli görülüyor.
Oysa IoT cihazlar aslında küçük birer bilgisayar gibi çalışıyor.
Bu tür bir siber saldırıda ele geçirilebilecek veriler şunlar olabilir:
Özellikle kamera içeren modeller ciddi bir mahremiyet riski taşıyor.
Bu durum KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) ve GDPR gibi veri koruma yasalarını da gündeme getiriyor.

Cihaz üreticilerinin:
uygulaması gerekiyor.
2025 itibariyle IoT güvenliği artık bir “opsiyon” değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.
Kurulum sonrası mutlaka güçlü ve benzersiz bir şifre oluşturun.
Mümkünse uygulama üzerinden 2FA aktif edin.
Cihaz yazılımını düzenli kontrol edin.
Eğer cihazda kamera varsa, gerçekten ihtiyaç duyup duymadığınızı değerlendirin.
Benim evimde IoT cihazlarını ayrı bir Wi-Fi ağına bağladıktan sonra güvenlik riskini ciddi ölçüde azalttığımı fark ettim.
Siber güvenlik uzmanlarına göre IoT cihaz saldırıları artış gösteriyor.
Öne çıkan trendler:
Akıllı ev pazarı büyüdükçe, saldırı yüzeyi de genişliyor.
Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor; ancak güvenlik ihmal edildiğinde risk katlanıyor.
Türkiye’de dijital oyun servisleri son yıllarda kur artışı ve global fiyat politikaları nedeniyle ciddi zamlarla gündeme gelmişti. Ancak 2025 itibariyle PlayStation kullanıcılarını...
Anormal bağlantı uyarıları, bilinmeyen oturum girişleri veya cihazın kendi kendine çalışması şüphe göstergesi olabilir.
Daha düşük risklidir ancak yine de ağ üzerinden sızma ihtimali vardır.
Genellikle doğrudan yüklenmez. Router güvenliği daha kritik rol oynar.
Güvenlik üreticiye bağlıdır. Uçtan uca şifreleme varsa daha güvenlidir.
Hayır. Ancak güvenlik önlemleri mutlaka alınmalı.
Robot süpürgeler ve akıllı ev cihazları artık modern yaşamın parçası. Ancak yaşanan bu olay, “internete bağlı her cihaz potansiyel risk taşır” gerçeğini bir kez daha hatırlattı.
2025 itibariyle teknoloji meraklıları için en önemli konu artık sadece performans değil; siber güvenlik ve veri mahremiyeti.
Evinizdeki cihazları küçük bir bilgisayar gibi düşünün. Güvenlik ayarlarını ihmal etmeyin.
Teknolojiyi bilinçli kullanmak, riskleri minimize etmenin en etkili yolu.

Yorum Yaz